Uzuncadır blog üzerinde birşeyler karalamıyordum. Yada karalayamıyordum desem daha doğru olur belki. Kişisel projeler, iş hayatı derken epey boşladım blogu. Bu zaman zarfında elbette boş durmadım. Şimdi o sürede yaşadıklarımı buraya not almak istiyorum.

Bu ekim ayının başında hayatımda ciddi bir dönüm noktası oldu. Bir şirkette, yeni görevler ile, yeni bir işe başladım. İşe girmiş olduğum şirket, Koç Holding bünyesinin bilişim ayağını oluşturan KoçSistem. Bu postu atarken şirkette bir ayımı tamamlamış oluyorum.

Görev aldığım departman tahmin edeceğiniz üzere AR-GE. Çalışma alanım Javascript ve sağlamış olduğu teknolojiler üzerine Front End tarafında. Javascript tarafında şirket bünyesinde Angular.JS kullanılıyor. Javascript ve HTML5 ile hibrit uygulamalar geliştiriliyor. İhtiyaç duydukça diğer tüm kütüphaneleri de kullanabilir vaziyetteyiz elbette.
Kim derdi ki sitelere kar yağdırmak için kullanılan Javascript bir gün çalışma alanı olacak diye? Hey gidi.

Şirkette back end tarafında yoğunlukla .NET tercih ediliyor. Bir açık kaynak fedaisi olarak şirkette beni derinden yaralayıp üzen tek nokta da bu oldu sanırım :)

KoçSistem ARGE

Biraz şirketten ve ofisten bahsedeyim. Şirket bu yıl, 70.yaşını kutluyor ve şunu söylemeliyim ki burası harika bir yer. Harika bir ofis ortamı, her türlü teknik ve teknolojik imkan, yazılımcıların olmazsa olmazı kafein ihtiyacı için ofis altında Starbucks, muazzam yemekler, iyi niyetli takım arkadaşları ve güvenli bir ortam. Güvenli diyorum çünkü, şirket içerisinde hangi departmana girerseniz girin size verilen KoçSistem kartını kapı girişlerinde okutup yetkinize göre kapıyı açıyor veya açamıyorsunuz. Yukarıdaki resim bizim tükkanın girişini gösteriyor. Sağ taraftaki ekrana kartınızı okutup kapıyı aralıyorsunuz. Bir insan bir çalışma ortamından daha fazla ne bekleyebilir ki?

İşler daha önce çalıştığım hiç bir firmada görmediğim kadar iyi yürüyor. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor ve kadro işini gerçekten iyi yapan uzmanlardan oluşuyor. En azından benim bir ay gibi kısa bir sürede hissettiklerim bu yönde.

Burada insanlar sizin konuştuklarınızı cevaplamak için değil, anlamak için dinliyorlar. Bunu gerçekten hissettim. İyi niyetli, işini iyi yapan takım arkadaşlarından bahsettim. Henüz çoğu ile tanışmış değilim. Bu sanırım yeni bir ortama girdiğimde çekingen davranmamdan kaynaklanıyor. Ancak tanıştığım, konuştuğum bazı insanlardan bahsetmek isterim.
Front end geliştirme ve tasarım tarafında Vatanay Özbeyli adında, gerçekten kanımın ısındığı, sempatik, işleri genelde beraber yürüteceğimiz, ağabey diye hitap ettiğim, yaptığı tasarımları çok beğendiğim, adobewordpress.com üzerinde bloglayan ve uzun yıllar birlikte çalışmayı arzu ettiğim bir arayüz tasarımcı ve geliştiricisi.

Bir diğer tanıştığıma memnun olduğum kişi ise grup yöneticimiz Sabri Akın. Ne zaman bir problemim olsa kendisi ile görüşüp rahatlıkla fikir alış verişinde bulunabiliyorum. İnsanlarda en çok aradığım özellik olan konuşulana değer verme özelliğini kendisinde gördüm. Bu beni çok mutlu etti :)

Son olarak, burada çok mutluyum ve iyi ki burada bu insanlar ile birlikteyim. Allah hayırlı emeklilikler nasip eder umarım :)

Bugünlük benden bu kadar sevgili blog.

nodejs dersleri